Hakimin verdiği karardan dolayı dava, doğrudan hakime değil, devlete karşı açılır
Hakimlerin yargısal faaliyetlerinden kaynaklanan ve hukuki sorumluluk doğuran haller, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK). maddesinin birinci fıkrasında tahdidi olarak belirtilmiştir. Bu nedenle, zarar gören tarafın hakimin hukuki sorumluluğuna dayanarak tazminat davası açabilmesi için maddede sınırlı olarak sayılmış sebeplerden birisinin varlığı gereklidir
Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hakimlerinin fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı ise Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür
Hakime karşı tazminat davası, belirli koşullar altında açılabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 46. maddesinde, hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği düzenlenmiştir. Bu dava, ancak kanunda sayılan sınırlı sebeplere dayanabilir: Kayırma veya taraf tutma; Menfaat karşılığı karar verme; Açık kanun hükmüne aykırılık; Duruşma tutanağında olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verme; Hakkın yerine getirilmesinden kaçınma. Davacı, bu iddiaları somut bilgi ve belgelerle kanıtlamak zorundadır. Hakim aleyhine rücu süreci: Devlet, ödediği tazminat nedeniyle hakim veya savcıya bir yıl içinde rücu edebilir.
Hakimler, aşağıdaki durumlarda şikayet edilebilir: Görevi kötüye kullanma. Hukuka aykırı davranışlar. Tarafsızlık ihlali. Yolsuzluk veya rüşvet. Zamanında karar vermeme veya ilgisizlik. Ahlaki ihlaller. Şikayetler, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), Adalet Bakanlığı ve ilgili mahkemelerdeki iç denetim birimleri tarafından değerlendirilir.
Dava açabilecek kişiler şu şekilde sınıflandırılabilir: Hukuk davalarında: Ergin ve ayırt etme gücüne sahip kişiler. Yasal temsilcileri aracılığıyla küçükler ve kısıtlı kişiler. Ceza davalarında: Mağdur veya suçtan zarar gören kişiler (şikayete bağlı suçlarda). Savcılık (şikayete bağlı olmayan suçlarda). Ayrıca, bazı durumlarda adli yardım talebiyle dava masraflarından muafiyet sağlanabilir. Dava açılamayacak durumlar: Kiracılar ve site yöneticileri, emlak vergisi gibi belirli davalar için malik veya tapu sahibi şirket/kurumlar olmadıkça dava açamaz. Aynı eylemden dolayı daha önce dava açılmışsa, aynı sanık için yeni bir dava açılamaz.
Dava açılabilecek bazı durumlar: Hukuk davalarında: korunmaya değer bir hukuki yararın bulunması; yetkili ve görevli mahkemenin belirlenmesi; usulüne uygun hazırlanmış bir dava dilekçesinin sunulması; harç ve gider avansının yatırılması; iddiaları destekleyen belgelerin ve tanıkların dilekçeye eklenmesi. Ceza davalarında: suç işlendiğinde mağdur veya bir başkasının savcılığa suç duyurusunda bulunması; savcının soruşturma yapması ve suç unsuru tespit ederse kamu davası açması. Dava açılabilmesi için belirli hukuki şartların yerine getirilmesi gerekmektedir ve bu şartlar davanın türüne göre değişiklik gösterir.
Hukukta dava hüküm belgesi, bir mahkemenin, önüne gelen davayı çözmek için verdiği nihai kararı ifade eder. Hüküm belgesinin içerdiği bazı bilgiler: Hükmü veren mahkeme ve hakimlerin bilgileri. Tarafların kimlik bilgileri. İddia ve savunmaların özeti. Çekişmeli vakalar, toplanan deliller ve değerlendirilmesi. Hukuki sebepler ve hüküm sonucu. Yargılama giderleri, kanun yolları ve süresi. Hükmün verildiği ve gerekçeli kararın yazıldığı tarih. Hüküm belgesi türleri: Kesinleşmiş hüküm. Geçici hüküm. Şartlı hüküm. Yargıtay hükmü.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) kapsamında dava şartları şunlardır: 1. Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. 2. Yargı yolunun caiz olması. 3. Mahkemenin görevli olması. 4. Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. 5. Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları. 6. Dava takip yetkisine sahip olunması. 7. Gider avansının yatırılmış olması. 8. Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. 9. Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. 10. Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.
Hakimin bilirkişi raporuna uymaması durumunda olabilecekler: Mahkeme, mevcut raporu yeterli bulabilir ve kararını buna dayanarak verebilir. Hakim, aynı heyetten ek rapor isteyebilir. Hakim, yeni bir bilirkişi atayabilir. Bilirkişi raporu, yargılamada önemli bir rol oynasa da mutlak doğru kabul edilmez.
Hukuk
HMK madde 139 adli tatilin etkisi nedir?
Hâkimin bilirkişi raporunu dikkate alması zorunlu mu?
Hukuki çoğulculuk nedir?
HSK ve HSYK aynı mı?
Hukukta muvaffak olmak ne demek?
Israrli takip sucu şikayetten vazgeçme olur mu?
Hukukta hangi konular özel hukuk kapsamına girer?
Homelesslar neden sokakta yaşar?
Hangi hallerde taşınır işlem fişi düzenlenmez?
Hemşire 24 saat nöbet tutmak zorunda mı?
Jandarma akaryakıt mobil nedir?
Haksız azil tazminatı nasıl hesaplanır?
Hazine müsteşarlığı kime bağlıdır?
Hangi hallerde diploma geri alınır?
Hile ile dolandırıcılık arasındaki fark nedir?
Hangi durumlarda iltica reddedilir?
Hisseli tapuda kimin ne kadar yeri var?
ILO hangi BM organıdır?
Haricen tahsil talebi nedir?
Hazirun cetveli örneği nasıl hazırlanır?
Haksız fiilde kusur ispat yükü kimde?
Hisseli tapu kullanım hakkı sözleşmesi kaç yıl geçerli?
Hükümet konağı ne anlatıyor?
Hukukta saik nedir?
ISS ve ISS Global aynı mı?
Hakimiyet-i Milliye ne anlama gelir?
Jandarma Asayiş Komando kaç yıl görev yapar?
Hastanede çalışan temizlikçi memur mu işçi mi?
Hangi kurumlara kayyum atanır?
Hangi durumlarda dilekçe verilir?
Hegemonyanın amacı nedir?
Hangi sicile kayıtlı olduğumu öğrenme?
Hakkari Ortaklar 1 hudut tugayı hangi karakol?
ILO Türkiye'de ne zaman kuruldu?
Hâkimler ve Savcılar Kuruluna kim seçer?
Hırsızlık çeşitleri nelerdir?
Hangi aylarda askere gitmek daha iyi?
Hepatit taşıyıcısı memur olabilir mi?
Hicap nedir hukukta örnek?
Hisseli arsada alıcı diğer hissedarlara teklif etmek zorunda mı?