"Kahrın da hoş, lütfun da hoş" ifadesi, Allah'a olan tam teslimiyeti ve O'nun her yaptığının yerinde ve güzel olduğuna inanmayı ifade eder. Bu söz, evliya zatlara atfedilir ve onların Allah'ın her işine razı olduklarını gösterir
Bu ifadeyi içeren bazı dizeler:
"Kahrında Hoş Lütfunda Hoş" şiiri, mutasavvıf şair İbrahim Tennurî'ye aittir. Şiir, Yunus Emre'ye atfedilmiş olsa da, aslında Yunus Emre'ye ait değildir.
"Kahrın da hoş, lütfun da hoş" sözü, mutasavvıf şair İbrahim Tennurî'ye aittir. Ancak, bu söz aynı zamanda Yunus Emre'ye atfedilen bir şiirde de geçmektedir.
Hoş kelimesi, Farsça kökenli olup "beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren" anlamlarına gelir. Ayrıca, "ancak, fakat, lakin" gibi anlamlarda da kullanılabilir. Örnek cümleler: "Hoş bir koku yayılmaya başladı". "Gelmiş o yaylanın baharı / Öter bülbüller hoştur avazı". "O şarkıyı duyunca Durmuş'un yüzü bir hoş oldu".