"Kabus" kelimesi Türkçe'de genellikle uyku sırasında kişiye güçlü bir duygusal rahatsızlık veren rüyalar anlamına gelir. Bu rüyalar, hayalet, canavar, cadı veya vahşi hayvan gibi korku ve terör ögeleri içerebilir. Acı çekme, düşme, boğulma ve ölme gibi temalar da sık rastlanır
Ayrıca, Mehmet Rauf'un "Kabus" adlı bir romanı da bulunmaktadır. Bu eserde, birbirine aşkla bağlı evli bir çiftin yaşadığı "kâbus", heyecan ve gerilim dolu bir anlatımla ele alınır. Romanda aşk, ahlak, namus, evlilik, aile, aldatma, sadakat, kıskançlık ve şiddet gibi kavramlar işlenir
Kabus görmek, çeşitli durumların habercisi olabilir: Psikolojik rahatsızlıklar. Stres ve travma. Uyku bozuklukları. Yanlış beslenme. Yüksek ateş. Ara sıra kabus görmek normal kabul edilirken, sürekli kabus görme durumu daha önemli bir sorunun habercisi olabilir ve bir uzmandan yardım alınması gerekebilir.
Kâbus tablosu, romantizm akımına aittir. İsviçreli ressam Johann Heinrich Füssli tarafından 1781 yılında yapılan tablo, ilk sergilendiği 1782 yılında Kraliyet Akademisi'nde büyük bir ilgi toplamış ve Füssli'nin şöhretini artırmıştır.
Evet, "Kabus" bir Türk korku filmidir. 2018 yapımı olan film, Tuncer Gürbüz tarafından yönetilmiş ve Mustafa Miraç Kaya'nın senaryosuyla beyaz perdeye taşınmıştır.
Kabus filminin sonunda farklı senaryolar bulunmaktadır: "Elm Sokağında Kâbus" filminde, Nancy, Freddy'yi gerçek dünyaya çekip getirdikten sonra, Freddy'i ateşe verip onu bodruma kilitler. "Kabus" filminde, final sahnesi kamu spotu benzeri bir diyalogla son bulur. Ayrıca, 2002 yapımı "Cold Creek Manor" filminde, evin asıl sahibinin hapishaneden çıkıp evini geri almak için verdiği mücadele ve harabenin içindeki sırlar ortaya çıkar.