Hükümsüzlük türlerişunlardır: Yokluk: Hukuki işlemin kurucu unsurlarından birinin eksik olması durumunda işlem hiç doğmamış sayılır


Hükümsüzlük türleri nelerdir?

Hükümsüzlük türleri şunlardır:

  • Yokluk : Hukuki işlemin kurucu unsurlarından birinin eksik olması durumunda işlem hiç doğmamış sayılır
  • Mutlak Butlan (Kesin Hükümsüzlük) : Hukuka, ahlaka, kamu düzenine veya emredici hükümlere açıkça aykırı olan işlemler kesin hükümsüzdür
  • Nispi Butlan (İptal Edilebilirlik) : Taraflardan birinin irade bozukluğu (hata, hile, korkutma) nedeniyle sonradan iptal edilme imkânı varsa bu nispi butlandır
  • Askıda Hükümsüzlük (Tek Taraflı Bağlılık) : Ehliyetsiz bir kişi tarafından yapılan ve veli veya vasinin onayına bağlı olan işlemler askıda hükümsüzdür
  • Noksanlık : Hukuki işlemin hüküm ifade edebilmesi için bir unsurla tamamlanması gerektiğinde ortaya çıkar

Bu hükümsüzlük türleri, hukuki işlemlerin geçerlilik şartlarını taşımaması veya hukuk düzeniyle çatışması durumunda ortaya çıkar.

Markayı hükümsüz kılan sebepler nelerdir?

Bir markanın hükümsüz kılınması, mutlak ve nispi ret nedenlerine dayanır. Mutlak ret nedenleri: Ayırt edici olmama. Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırılık. Yanıltıcı olma. Dini semboller içerme. Tescilli coğrafi işaret içerme. Nispi ret nedenleri: Önceden tescilli bir markaya benzerlik. Kötü niyetli başvuru. Ticari itibar zedeleyici kullanım. Başkalarının haklarını ihlal etme. Marka hükümsüzlüğü davası, markanın tescil edildiği tarihten itibaren her zaman açılabilir, ancak SMK madde 25/6 gereğince, bir marka sahibi beş yıl boyunca sessiz kalır ve sonraki tarihli bir markaya itiraz etmezse, artık hükümsüzlük davası açamaz. Marka hukuku konusunda uzman bir avukattan destek almak, davanın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.

Kesin hükümsüzlük nedir?

Kesin hükümsüzlük (mutlak butlan), bir hukuki işlemin kurucu unsurları tamam olmakla beraber, genel geçerlilik şartlarından kamu düzenini ilgilendirecek önemdeki şartların eksik olması durumunda ortaya çıkar. Kesin hükümsüzlüğü gerektiren sebepler şunlardır: - İrade beyanı sahibinin tam ehliyetsizliği; - İşlemin muvazaalı olması; - İşlem konusunun emredici hukuk kuralları, genel ahlak, kişilik hakları ve imkansız olması; - Geçerli şekil şartına uyulmaması; - Tasarruf işlemlerinde tasarruf yetkisinin olmaması. Kesin hükümsüzlük, her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir ve hakim tarafından re'sen dikkate alınır.

Kesin hükümsüz sözleşmeler nelerdir?

Kesin hükümsüz sözleşmeler, baştan itibaren hiçbir hukuki sonuç doğurmayan ve geçerli hale getirilemeyen işlemlerdir. Kesin hükümsüzlük sebepleri: Kanunun emredici hükümlerine aykırılık; Ahlaka aykırılık; Kamu düzenine aykırılık; Kişilik haklarına aykırılık; Konunun imkansız olması; Ehliyetsizlik; Şekle aykırılık; Muvazaa. Kesin hükümsüzlüğün sonuçları: İşlem, kurulduğu andan itibaren hukuki sonuç doğurmaz. Her ilgili tarafından, her zaman ileri sürülebilir. İleri sürülmemiş olsa dahi hakim tarafından resen dikkate alınır. Sakatlığın giderilmesi, sözleşmeyi geçerli hale getirmez.

Hükümsüz karar ne demek?

Hükümsüz karar, hukuki sonuç doğurmayan, geçersiz olan karar anlamına gelir. Ayrıca, "kaybettim hükümsüzdür" ifadesi, genellikle kimlik gibi kayıp eşyaların ilanında kullanılarak, "bu eşya hükümsüzdür, herhangi bir yere ilan vermeye gerek yoktur" şeklinde bir açıklama yapar.

Hükümsüzlük neden olur?

Hukuki işlemlerin hükümsüzlüğünün bazı nedenleri: Yokluk (Yok Hükmünde Olma). Mutlak Butlan (Kesin Hükümsüzlük). Nispi Butlan (İptal Edilebilirlik). Askıda Hükümsüzlük (Tek Taraflı Bağlılık). Noksanlık.

Hükümsüz ne anlama gelir?

Hükümsüz kelimesi, TDK'ye göre "yürürlükten çıkmış, yürürlükten kaldırılmış, geçersiz, hükmü kalmamış" anlamlarına gelir. Ayrıca, "kaybettim hükümsüzdür" ifadesi, genellikle kimlik gibi bir kaybın ilan yoluyla duyurulması için kullanılır.

Mutlak hükümsüzlük halleri nelerdir?

Mutlak hükümsüzlük (kesin hükümsüzlük) halleri şunlardır: İrade beyanı sahibinin tam ehliyetsizliği (ayırtım gücünün bulunmaması). İşlemin muvazaalı olması. İşlem konusunun emredici hukuk kuralları ve genel ahlaka aykırı veya imkansız olması. Geçerli şekil şartına uyulmaması. Tasarruf işlemlerinde tasarruf yetkisinin olmaması. İlli işlemlerde temel teşkil eden borçlanma işleminin geçersiz olması. Kefalet sözleşmesinde eşin yazılı izninin alınmaması. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesinde sayılan; çiftlerin nikah sırasında evli olması, ayırt etme gücünden yoksun bulunması, akıl hastalığının olması ve evlenmeye engel teşkil edecek derecede hısımlığın bulunması gibi durumlar da mutlak butlan sebeplerindendir. Mutlak hükümsüzlük, her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir; hakim, re'sen dikkate almak zorundadır.

Diğer Hukuk Yazıları
Hukuk